09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
CumaErtesi
Yahudiydiler Müslüman oldular, kapılar yüzlerine kapandı
Aaron Kohen'in güzel sesiyle okuduğu dualar dinleyenleri büyülerdi, yaptığı albümler Museviler arasında çok popülerdi. Bir gün aynı cemaatten dul bir kadına, Flori Kohen'e aşık oldu.

Tam anlamıyla hayatı değişti! İşinden ve cemaatten kovuldu. Derken Flori Kohen, geçtiğimiz yıl Müslüman oldu; ondan etkilenen kocası Aaron Kohen de ekim başında İslamiyeti seçti. Ve Yahudi cemaatinde kıyamet koptu!

Aaron Kohen, Yahudi din adamıydı. Yahudi şeriatına göre, soyadı Kohen olan bir din adamının dul bir kadınla evlenmesi yasak! Neve Şalom Sinagogu'nda hazanlık (müezzin) yapan ve aynı zamanda müzisyen olan Aaron Kohen, bu yasağı çiğneyip dul bir kadınla evlendiği için işinden oldu. Sonra da Fransızca öğretmeni olan eşi Flori, işsiz kaldı. Yahudi cemaatinden dışlandıkları için hiçbir yerde iş bulamadılar. Ev kiralarını ödeyemeyince parkta yattılar. Flori'nin ailesinden rica minnet aldıkları az bir parayla Arnavutköy'de küçük bir eve taşındılar. Haftalar boyunca su ve ekmekle karınlarını doyurdular. Flori, bir buçuk yıl önce, gece gördüğü bir rüyadan çok etkilendi ve sabah Müslüman oldu. Geçtiğimiz ay da Aaron Kohen kızıyla birlikte İslamiyet'i seçti. Evlendikleri için kendilerini dışlayan Yahudi cemaati, Kohen'ler Müslüman olduktan sonra onları aşağılamaya başladı. İşte Kohen'lerin acı, gözyaşları ve açlıklarla dolu; ama inadına tutkuyla çevrili hikâyesi...

Eşinizle tanışana kadarki süreci anlatır mısınız?

Aaron Kohen: Çocukluğum sinagoglarda geçti. Oralarda dinsel müzikle tanıştım, çok iyi duahanlar vardı ve İbrani ilahiler Türk musikisiyle okunuyordu. O yaşlarda Tanrı'ya, zengin Türk makamlarıyla yakarmak beni çok cezbetmişti. 1979 yılında Neve Şalom Sinagogu'na duahan (müezzin) olarak atandım. Toplam 36 yıl çok iyi duahanlarla çalıştım.

Flori Kohen: Ben iki çocuk annesi bir bayandım ve Fransızca öğretmeniydim. Özel Saint Michel Fransız Lisesi'nde 10 küsur yıl çalıştım. Sonra İTÜ'de konuk öğretim görevlisi olarak davet edildim. Ardından Galatasaray Üniversitesi'nde hocalık yaptım. Özel Saint Benoit Lisesi'ndeyse 3 yıl hocalık yaptım.

Birbirinizle ne zaman tanıştınız?

Flori Kohen: O zamanki eşimle bir boşanma sürecine girmiştim. Aaron, üçüncçü çocuğuma hamileyken kutsama için bize gelmişti. Eşimden boşandıktan bir süre sonra Aaron Kohen Bey ile aramızda bir etkilenme oldu. Büyük bir sevgiyle birbirimize bağlanınca evlenmemiz gerektiğine karar verdik. Hahambaşı, Kohen soyadını taşıyan bir din adamının dul bir bayanla evlenemeyeceğini söyledi.

Ama siz her şeye rağmen evlendiniz!..

Flori Kohen: Evlenir evlenmez eşimi görevden aldılar. Beş parasız kaldık. Bir maaş ile Aaron Bey ve kızım Çiçek'e bakmak durumunda kaldım. Sonra çalıştığım özel okul, işime son verdi.

Hepten parasız kaldınız yani!..

Flori Kohen: Aynen öyle, parasız pulsuz kaldık ortalıkta. Yıl 2005, aylardan Nisan. Çok kötüydü! Kira borcu birikince bütün eşyalarımızı bir günde sattık. Ondan sonra Cihangir'de küçücük bir kapıcı dairesine taşındık. Fakat oranın parasını da ödeyemedik. Yahudi cemaati bizi dışladığı için burada iş bulamadık ve İsrail'e gittik. Orada bizi bir dil okuluna koydular ama Allahlık. Sağmalcılar Cezaevi oradan daha bakımlıdır. Oradan da, buradaki cemaatin baskısı nedeniyle kovulduk ve bir daha da iş vermediler. Baktık ki bize orada da iş vermiyorlar, öleceksek hiç değilse doğduğumuz topraklarda ölelim, dedik. 4 kredi kartım vardı. Eşim ve çocuğum açlıktan ölmesin diye bütün kredimi çektim. Döndüğümüz ilk 5 gün Bebek Parkı bizim mekânımız oldu. Yıl 2006, aylardan Mayıs.

Parklarda mı yattınız?

Flori Kohen: Evet. Sonra beni kovan okula, 'insanlık namına bana kapılarınızı açın, beni bu parktan çekip kurtarın' dedim. 'İki ay kalabilirsiniz' diyerek bizi kabul ettiler. 'Öğretmenlere ayrılan lojmanlarda yaşarsınız, size para vermeyiz, yemek de buzdolabında bulursanız yersiniz' dediler.

Peki bunca olan biten arasında İslamiyet'e geçiş fikri nasıl oluştu?

Aaron Kohen: Eşim gördüğü bir rüya sonrasında İslamiyet'i seçti. Ben de geçen hafta ikinci albüm bittiğinde; Hz. Muhammed'i gönülden sevdiğim ve zarar gördüğüm o insanlarla bir olmamak için, çok sevdiğim Türkler ve tüm Müslümanlarla beraber toprağın altında Tanrı'ya ulaşmak istediğim için İslamiyet'i seçtim.

Rüyanızda ne gördünüz?

Flori Kohen: O zorlu günleri yaşarken, hep bir çare ararken bir gece kendimi bir camide pembe, ipekten kapalı bir kıyafetin içinde namaz kılarken gördüm. Aynı anda yanımda daha önceki dinime ait, yine pembe giyinmiş kızlar dua ediyordu; fakat birbirleriyle gülüşüyordu. Yani benim duamı bölüyorlardı. O an bir ses geldi, 'sen onlara bakma, duana devam et' dedi. Ben baştan sona namazımı ve duamı bitirdim. Ve huzur içinde dışarı çıktım. Sabah rüyamı eşime anlattım. 'Anladığım kadarıyla seni İslamiyet'e çağırıyorlar.' dedi. Zaten o sıralar Hz. Muhammed'in hayatını okumaya başlamıştım. Kur'an-ı Kerim'in de Bakara Sûresi'ndeydim. Muhtarlıktaki formaliteleri halledip Beyoğlu Müftülüğü'ne gittik. Orada çok güzel karşıladılar bizi. Kendi isteğimle ve eşimin de onayıyla Kelime-i Şehadet getirerek ailemizden Müslümanlığa geçen ilk kişi ben oldum. Bir buçuk yıl sonra ikinci albüm ortaya çıkıp tamamlandığında, Ekimin 1'i ya da 2'siydi, tam hatırlamıyorum. Yahudilerin oruç günleri vardır, kutsal af günleri... O gün kocam oruçluydu ve sabahleyin 'kalk' dedi, gidiyoruz. O, hazırlıklarını çoktan yapmış, camiye gittik. Çok, çok, çok duygulandım. O da Kelime-i Şehadet getirdi, kızım da... O zaman tam anlamıyla bir hafifleme oldu huzurla doldum.

SERKAN KARA
08 Kasım 2008, Cumartesi
Bookmark and Share | Gönder  | Yazdır
 
CumaErtesiBölümündeki Diğer Başlıklar
 Evdeki müzakerelerde son sözü ben söylerim: Hanım sen ne dersen o olur!
 'Aşkla yanmak insanın egosunu terbiye ediyor'
 Hediye almayı son güne bırakmayın
 Et, patlıcan ve domatesin sihirli buluşması: Tokat kebabı
 Filmler eski, görüntüleri yeni
 Isparta'nın gülü Topkapı Sarayı'nın bahçesini süsleyecek
 Köylü kadınların tiyatro aşkı Türkiye sınırlarını aştı
 Moda rüzgârı esti geçti
 'İfakat', Karadeniz kadınının çilesini anlatıyor
 Modern zaman hastalıklarından korunma yolları
 Liman Lokantası ve ötekiler
 Amerikalı 'Adam' Anadolu yollarında
 İstanbul'un 5 asırlık geçmişi bu haritalarda saklı
 Eşrefpaşalılar 5 Mart'ta beyazperdeye geliyor
 Sinemanın 'Sultan'ıydım şimdi insanların ablası ve annesi oldum
 Devlet geleneksel sanatçıları ödüllendiriyor
 Güneydoğu'nun yeni 'Şark Bülbülü'
 İstanbul'un sahipsiz sakinleri kuşlar, kediler ve köpekler
 Kışın sıcak indirimleri
 Bu testler kadınların hayatını kurtarıyor
 Kızı ve damadı ile aynı pasajda sahaf
 Pofuduk mont, her yıl moda!
 Çocuklara maket, dans, uçak ve hamur atölyesi
 Tiyatro patronlarına helallik vermeden öleceğim
 Fazla yağlarınıza ameliyatsız çözüm!

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2